Forever Tanıtım

 

Üçüncü yazım olan bu yazıda bundan sonra tanıtım yazmayayım derken karşıma, ‘Bunu yazmadan duramam’ dediğim bir dizi çıktı. ABC kanalındaki endeksin şimdilik ilk seksiyonü yayınlandı.

Adından da kısmen anlaşılabildiği gibi mevzu ebediluk. Daha doğru tabirle ve mevzunun aslı olarak; ölümsüzlük. Başrolünde Ioan Gruffudd‘in Henry adıyla adli tıp hekimi olarak rol aldığı endeksin, ‘herkezin bildiği’ ölümsüz kahramanı da ta kendisi. Henry’nin ölümle bu kadar iç içeyken evvel mezar kazıcılığı yapıp sonrası tekrar ölüm ile ilgili bir mesleğe yönelmesini kuşkusuz ki hiç yadırgamıyoruz.

200 senedir detaylı biçimlerde ölüp her seferinde dirilen ve kendini suyun içerisinde bulan Henry tüm şunların unsurunu kendi de bilmiyor. İlerleyen seksiyonlerde unsurunu öğreneceğimizi düşündüğümüz bu sırrı Henry’nin tek dostu Abe (Judd Hirsch) biliyor.

Hikaye kahramanın ağzından anlatılıyor ve diziye tekrar Henry’nin kendini sunduğu bir konuşmayla giriliyor. Yaşamın sürprizlerine alışmış ve şaşırmanın ne demek bulunduğunu nerdeyse unutmuş olan Henry’nin kendi ağzından öyküsü:

‘Adım Henry Morgan. Hikayem son derece uzun. Kulağa biraz mantıksız gelebilir. Hatta büyük ihtimalle bana inanmayacaksınız. Ama tekrar de size anlatacağım zira her şeyden evvel çok, gerçekten fazlaca süreyim var. Çok dolu bir yaşam yaşadım, deli gibi aşık oldum. Kalbim kırıldı. Savaşlara katıldım, görmem gerekenden fazlaca daha çok ölüm gördüm. Uzun yaşamım süresince çoğu son yaşadım ancak sadece bir başlangıcım oldu…’

Hem de ‘görmüş geçirmiş’ kalıbını en fazla yakıştırabileceğimiz Henry, çoğu halde deneyimlerinden faydalanarak Sherlock tipinde yorum yapacak duruma gelmiş. Sherlock esintilerini gördüğümüz dizi -ki bu sahneler bir Sherlock fanatiği olan benim için ekstra güzel olan sahneler- bu tarafıyle de ilgi çeken bir yapım olmuş.

Henry’nin becerisini daha ilk bölgede polislere yardımcı olurek kullandığını görüyoruz. Polislere yardım ettiği sahnelerde de dedektif Jo Martinez (Alana De La Garza) ile tanışıyoruz. Dedektifin gelişen seksiyonlerde daha fazla karşımıza çıkacağı mesajı endeksin gizemin yanı sıra polisiye ögeler de barındırmakacağının bir göstergesi.

Dizide benim için mühim olan bir nokta da; ölümle hayat arasındaki bağı, bunca sene süresince acılar ve çilelerle eş güdümlü mucizeleri de gören karakterimizin ağzından çok güzel cümlelerle anlatıyor olması.

‘Tüm yaşamımı insan bedeni üstüne çalışarak geçirdim. Ve şunu bilimsel bir mutlaka söyleyebilirim ki; bizi yaşamdatutan şey, kandan ve oksijenden daha mühim olan, hem de aşktan bile; umuttur.’

Karşımıza çıkan flashback‘lerden ve sakladığı fotoğraftan Henry’nin 1950’lerde yaşadığı aşkı ve sevdiği tek kismini da unutamadığını anlıyoruz. 50 seneden çok bir müddetdir yaşamına diğer kadın girmemiş olan Henry’nin özel yaşamı endeksin gelişen seksiyonlerinde değişecek mi göreceğiz.

Aslında son derece classic ve eski olan ölümsüzlük hususu ile ilgili güzel bir yapım hazırlamak -bilhassa de ölümsüzlüğü yalnızca vampirlerle sınırlı tutan yapımların bolluğunda- zor gibi görünüyor yalnız pilot seksiyone bile çok heyecanlı ve esrarengiz başlayan dizi; ABC’nin de itimat ettiği yapımlardan.

Pete Hamill’in aynı isimli Romhemenn uyarlandığı düşünülse de dizi üreticileri bunu net bir dille reddetmişler. Konusu itibariyle The Man from Earth isimli filmle de benzerlik gösteren dizi için reytingler ya da gelişen seksiyonler ne gösterir bilinmez ancak mevcut gözlemimle mutlaka talih verilmesi gerekilir gibi gözüküyor.

Bir cevap yazın